Diş Çekimi
Kanal Tedavileri
Diş eti hastalıkları
Diş beyazlatma (Bletching)
Protez
AĞIZ KOKUSUNUN SEBEPLERİ:
Ağız kokularının tek sebebi diş problemleri değildir, ağız kokusu diğer hastalıklarda kaynaklanabileceği gibi bazı hastalıkların belirtisi de olabilir.
Alt solunum yolu enfeksiyonları, açlık, diabet, radyoterapi ve yaşlanmaya bağlı olarak tükrük miktarında azalma, böbrek ve karaciğer rahatsızlıkları, mide-barsak kanserleri ve bazı ilaçların alınımı ile ağız dışı kaynaklı halitosis meydana gelmektedir. Bu arada alınan gıdaların etkisini de unutmamak gerekir. Soğan, sarımsak, alkol ve baharatlı gıdalar vücut sıvılarına ve tükrüğe karışırken, nefes yoluyla da ağız kokusuna neden olabilmektedir.
Dişeti iltihabı, diş çürükleri ve bu bölgelerde biriken gıdaların kokuşması,
Bademcik ve tükrük bezi iltihapları, ağız içi kanserler
Ağız kuruluğuna neden olan tükrük azlığı ve kalitesindeki düşüş
Dil kökü ve dilin üst yüzeyindeki yarıklar kötü kokuya sebep olan sülfür bileşiklerini üreten bakterileri barındırmaktadır. Yani dil de ağız kokusunun en büyük etkenlerinden biri olarak sayılabilir.
AĞIZ KOKUSUNUN TEDAVİSİ:
Tedavide ilk aşama ağız kokusunun kaynağının tesbit edilmesidir. Ayrıntılı bir ağız içi muayenesi ile çürük dişler, eskimiş ve bakımsız protezler, dişeti iltihabı ve diş taşlarının varlığı tesbit edilir. Ağız kokusu etkeni olduğu düşünülen diş ve dişeti hastalıkları tedavi edilir. Bu aşamada hastaya düşen en önemli görev ağız hijyenini en üst seviyede tutmaktır. Günde 2 kere ve en az 2 şer dakika dişleri dikkatli bir biçimde fırçalamak, yatmadan önce dişler fırçalandıktan sonra diş ipi kullanarak mekanik temizliği tamamlamak gerekmektedir. Yine her fırçalama sonunda dilin üst yüzeyinin ve dil köküne yakın olan kısmın fırçalanması ağız kokusunun % 75 oranda azalmasını sağlayacaktır. Ayrıca kullanılan protezlerin bakımı kesinlikle ihmal edilmemelidir. Eski ve bakım yapılamayacak düzeyde olan protezler ise mutlaka yenilenmelidir.
Tüm bu uygulamalara rağmen ağız kokusu halen devamlılık arz ediyorsa genele yönelerek KBB ve dahiliye uzmanlarının konsultasyonu ile gerekli kan tahlilleri ve laboratuar tetkikleri yapılmalı ve alınan sonuca yönelik tedaviye başlanmalıdır. |